Bugüne ait herhangi bir kay?t bulunamad?.

EDİTÖRDEN;KUTLU DOĞUM PROGRAMLARI BaşYazı...

EDİTÖRDEN;KUTLU DOĞUM PROGRAMLARI / Özlenen Rehber

Nisan ayı, Peygamberimiz (s.a.v.)’in miladi olarak Mevlid-i Şerif’ini barındırması hasebiyle “Kutlu Doğum Haftası Etkinlikleri” adı altında birçok program ve faaliyetin tertip edildiği bir ay. devamı...


MAKÂLAT-I FARUKİ;İSLÂM’DA ZİKİR VE SEM‘-III MAKÂLAT-I FARUKİ;İSLÂM’DA ZİKİR VE SEM‘-III(Abdullah Faruki el-Müceddidi (K.S))
Bismillahirrahmanirrahim
Elhamdülillahi Rabbi’l-âlemin. Ve’s-salâtü ve’s-selâmü alâ Rasûlinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve eshâbihî ve ezvâcihi ve evlâdihi ve etbâıhî ve ehl-i beytihî ve ümmehâtihî ve ebîhi bi adedi külli şey’in fi’d-dünyâ ve’l-âhirati ve kezâlik ve’l-hamdü lillâhi Rabbi’l-âlemîn.
Bu Hususta Varit Olan Hadisler:
Muhyiddîn İbnu’l-Arabî hazretlerinin de “Tuhfetu’s-Sefera İlâ Hadrati’l-Berara” isimli kitabında tahriç ettiği bir hadis-i şerifte ise; “(Müferridler;) sallananlardır -veya Allah’ın zikrinde sallananlardır-. Zikir, onlardan (günah) ağırlıklarını indirir de kıyamet günü hafif (yani günahtan azade kimse)ler olarak gelirler.” buyrulmuştur. (Ebû Umeyye et-Tarsûsî, Müsned/Müsned-i Ebî Hureyre, s.200, (Mahtut); Nevevî, Sahîhu Müslim Bi-Şerhi’n-Nevevî, c.17, s.6, Müessesetu Kurtuba, 1994.)

KAPAK-DOSYA; MEVLİD-İ NEBİ’Yİ KUTLAMAK ve BU MAKSATLA BİR ARAYA GELMENİN HÜKMÜ –I- KAPAK-DOSYA; MEVLİD-İ NEBİ’Yİ KUTLAMAK ve BU MAKSATLA BİR ARAYA GELMENİN HÜKMÜ –I-(Cuma Ali KARA)
Ülkemizde nisan ayının kutlu doğum haftasını içermesi sonucu bu ay ‘kutlu doğum ayı’ olarak idrak edilmekte, yeryüzü Müslümanlarınca sevinç, ibtihac, aşk ve şevkle ihya edilmektedir. Bu sevinç ve mutluluğun sebebi; âlemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz (s.a.v.)’in -milâdî olarak- bu ayda dünyaya teşrif etmeleridir. Kalbinde imandan zerre kadar bile bir paye bulunan her mümin, bu kutlu hadiseyi sevinçle ve iştiyakla idrak etmenin heyecanını yaşamaktadır.

KAPAK-DOSYA;MEDİNE’DE BAYRAMDAN ÖNCE “CUMA BAYRAMI” KAPAK-DOSYA;MEDİNE’DE BAYRAMDAN ÖNCE “CUMA BAYRAMI”(M.İzzettin ULUDAĞ)
Cum‘a (cumua-cumaa) “toplamak, bir araya getirmek” anlamındaki cem‘ kökünden isimdir.
Çeşitli hadislerden anlaşıldığına göre cuma, haftalık ibadet günü olarak daha önce Yahudi ve Hıristiyanlar için tayin ve takdir edilmiş, fakat onlar bu konuda ihtilafa düşerek Yahudiler cumartesiyi, Hıristiyanlar pazarı haftalık toplantı ve ibadet günü olarak benimsemişler, Allah da cuma gününü Müslümanlara nasip etmiş, onları bu konuda hakka ulaşmaya muvaffak kılmıştır. (Bkz., Müslim, Cumua, 7) Böylece İslam'da haftalık toplu ibadet günü olarak cuma seçilmiş, bu günün bir bayram olduğu birçok rivayette açıkça belirtilmiştir.

TASAVVUF; TASAVVUF HAREKETİNİN TOPLUM HAYATINDAKİ YERİ –II- TASAVVUF; TASAVVUF HAREKETİNİN TOPLUM HAYATINDAKİ YERİ –II-(Yakup YÜKSEL)

Sûfî kime denir?
Tasavvuf terbiyesi içerisinde bulunan kimseye gelince; bu kişiye sûfî denildiği gibi; sâlik, derviş de denir. İlk defa "sûfî" lakabıyla anılan zât, bir rivayete göre Câbir b. Hayyân el- Kûfî (öl.150/767), diğer bir rivayete göre ise Ebû Hâşim el- Kûfî'dir.

MAKÂLAT;ÜÇ AYLAR MAKÂLAT;ÜÇ AYLAR(Eyüp ÖZBERK )

Rabbimize sonsuz hamdü sena olsun ki, adeta birbiri ardına açılan rahmet ve mağfiret kapıları olan; Receb, Şaban ve Ramazan ayını içinde barındıran, manevî âlemlere terakkinin en üst seviyede yaşandığı mübarek “üç aylar”a bizleri bir kere daha kavuşturdu.

FIKIH KÖŞESİ;MUHTELİF KONULAR FIKIH KÖŞESİ;MUHTELİF KONULAR(Seyfullah KILINÇ)

1- Bir erkek bir kadına: “Kendini bana zevce eyledin mi?” deyip, kadın da: “Eyledim!” dese, erkek de: “Kabul ettim!” dese, nikâh kıyılmış olacağı… Bir kimse, bir şahsa: “Kendi kızını benim oğluma layık gördün mü?” deyip, o şahıs da: “Gördüm!” dese, nikâhın kıyılmış olmayacağı…

MAKÂLAT;İMANIN ŞUBELERİ MAKÂLAT;İMANIN ŞUBELERİ(Ethem KARLI)

عَنْ أَب۪ى هُرَيْرَةَ -رَضِىَ اللّٰهُ عَنْهُ- عَنِ النَّبِىِّ -صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ- قَالَ: اَلْإ۪يمَانُ بِضْعٌ وَسِتُّونَ شُعْبَةً، وَالْحَيَاءُ شُعْبَةٌ مِنَ الْإ۪يمَانِ

Ebû Hureyre (r.a.)’ın Nebi (s.a.v.)’den rivayet ettiğine göre şöyle buyurmuştur: “İman, altmış küsur şubedir. Hayâ da imandan bir şubedir.” (Buhârî, Îmân, 3)

MAKÂLAT;GÖZLERİ KÖR EDEN TUZAK -“NEFRET” MAKÂLAT;GÖZLERİ KÖR EDEN TUZAK -“NEFRET”(Murat GELEGEN)

Bismillâhirrahmânirrahîm
Yerde ve gökte her şeyi bir ölçü ve düzene göre bina eden ve en güzel şekilde halk eden Allah Teâlâ’ya hamd, Habibi’ne de salât-ü selamlar olsun.

AKTÜEL;VAHDETTEN YOKSUN İSLAM DÜNYASI ve MÜSLÜMANLAR AĞLANACAK HALİNİ GÖREMEYEN BÎÇARELER AKTÜEL;VAHDETTEN YOKSUN İSLAM DÜNYASI ve MÜSLÜMANLAR AĞLANACAK HALİNİ GÖREMEYEN BÎÇARELER(Dr.Abdulcelal Emanet)
“Hep birlikte sımsıkı Allah’ın ipine (Kur’ân’a, İslâm’a) sarılın, tefrikaya düşmeyin. Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz birbirinize düşman idiniz de O, kalplerinizi birleştirdi ve O’nun nimeti sayesinde kardeşler oldunuz.” “Mü’min(in), mü’mine karşı durumu, birbirini perçinleyen (muhkem) bir bina gibidir.” gibi inananların kardeş oldukları, dayanışma içerisinde olmaları gerektiği vurgusu yapan onlarca ayet ve hadis olmasına rağmen bugün İslam dünyasının hali pürmelâli gündeme geldiğinde dikkat çekilen ilk husus; Müslümanların parçalanmışlığı, olmaktadır

SİZDEN GELENLER;UYANIŞ GAZELİ SİZDEN GELENLER;UYANIŞ GAZELİ(Abdunnasir KIMIŞOĞLU)
Ey “Müslüman’ım” diyen! Uyanmaz mısın daha? Yanmaz mısın Arş’a yükselen ümmetin ahlarına Sen sustukça zulüm yağıyor hilal coğrafyasına Şeytanca hileler, sudan ucuz düzmece masallarla Neyi bekliyorsun Müslüman, uyan artık Müslüman

SAĞLIK;ÇAĞIMIZIN AFETİ -“JELÂTİN” SAĞLIK;ÇAĞIMIZIN AFETİ -“JELÂTİN”(İbrahim ERDAL)

Bu yazımızda da yine bir katkı maddesi olan, çoğumuzun yakından tanıdığı, gelecek nesiller olarak yetiştirdiğimizi düşündüğümüz çocuklarımızın da elinden düşürmediği birçok üründe bulunan, çağımızın afeti olduğunu düşündüğüm “jelâtin”den bahsetmek istiyorum.
Neden böyle bir giriş yaptığımı şöyle açıklamak istiyorum. Hadi oturup kendimize soralım. Nedir bu çocuklarımızın bu kadar sevdiği jelâtin katkısı? Çocuklarımızı ve kendimizi ne kadar bu katkıdan uzak tutabiliyoruz?

AİLE; SESSİZ AKŞAMLARIMIZIN EN KUVVETLİ SESİ: TELEVİZYON AİLE; SESSİZ AKŞAMLARIMIZIN EN KUVVETLİ SESİ: TELEVİZYON(BERDA AKSOY ÇETİN)
Televizyon, çıktığı dönemde tek bir kanal ile yayına başlayan, sonrasında binlerce kanalın eklendiği, renkli, çoğu zaman lüzumsuz ve zararlı içerikli kara kutu, diye tabir edilebilir. Kutu görünümünden çıkmış olup zarif, çekici bir görünüm kazanması, inceliği ve daha birçok donanımsal özelliği televizyonu daha albenili hale getirmiş durumda. Bir prize takılan ve sadece bir kablo içeren bu alet küçük büyük herkesin en vazgeçilmezi olmuş. Hatta düşünmek lazım, televizyon seyretmediğimiz akşamımız var mı diye?

Ziyaretçi Sayacı | Bugün : 80 Toplam : 1959223                   Moderatör : Erol ŞEN |